22 Mart 2014 Cumartesi

Ana arı suni tohumlama cihazı

Bu haftayı gene çok yoğun geçirdim, hem kendime hemde bir kaç arkadaşa lazım olan kovanları çaktım. Araya birde Dr. Peter Schley ziyareti sıkıştırdım.


Schleyden aldığım Suni dölleme cihazını arkadaşlarla beraber inceledik. Çok kaliteli aynı zamanda da kullanışlı. 

Nede olsa senelerin emeği var işin içinde. Aslında bir çok farklı alet var, ama tanınmış  iki Anaarı üreticisiyle yaptığım telefon görüşmeleri sonucu Schleyde karar kıldım. 
İleriki zamanlarda Aleti daha yakından tanıtacağım Bloğumda.
 

Narkoz ekipmanını kartuşlu olanından seçtim.
Kartuşlar 16glık

Dr. Schley aleti tanıtırken
Haziran ayında 2 günlük bir kurs verecek kendisi ve en fazla 7 kişi katılabiliyor. Hollanda'dan 2, Ingiltereden 1, Avusturya'dan 1, ve  Türkiyeden:) 
ben katılacağım kursa. 2 kişilik boş yer var haberiniz olsun;) 
Temmuz'da ise Arı Bilim Merkezi Mayende 3 günlük bir kursa katılacağım. 

Arılıkta hala istediğim düzeni kuramadım

 
Anaarı çiftleşme kutularını nereye koyacağıma karar veremiyorum.

Anaarı üretiminde kullanacağım MiniPlus kovanlarından ikisi. Bir tanesi yakın mesafe kovan taşıma metodu ile yeni yerine getirildi. Yani bu metodu kabul etmeyenler bile var ya ülkemizde, şaşırıp kalıyorum. Oysa bu eski literatürlerde yazan bir uygulama, anladım yeniliğe karşısınız, ama bu uygulama eski, gönül rahatlığı ile kullanın:) 

                    XXXXXXX
Bu arada Deniz abinin kovana gelirsek. 
Anaarıyı aramamıza rağmen bulamadık, kovana yeni ana vereceğimiz için bulmak zorundaydık. Uçuş deliğini ana ızgarası ile kapatıp bütün çerçeveleri kovan önüne silkeledik. Arılar ızgaradan geçip içeri girerken anaarı ızgaraya takılıyor ve farkediliyor.

Bütün arılar içeri girdi
Ve ana yok. Kafeste yeni ana verildi, Deniz abi bakmış, anayı kabul etmişler. Tebrik ederim, bu işi kendisi halletti. Insanda istek ve azim olunca sonuç böyle oluyor. Çocuklarda çok meraklı, Deniz Abim genç arıcılara arılar hakkında bilgi verirken;) Uzaya gidecek ilk Türk Astronotu Deniz Yıldırım;)
 
Benim kızda güzel eğlendi.


Bir başka paylaşımda görüşmek üzere 

14 Mart 2014 Cuma

Nektar akımı başladı

Arılarımıza kat atma zamanı geldi. Söğüt ve Erikten polen ve Nektar gelmeye başladı. Arılarımın bir tanesi hariç hepsi iki katlı. Tek katlı olan artık bana kat ver demeye başladı:)

Haftaya araya ızgara koyup ballık vereceğim. Çünkü bu koloniyi tek kuluçkalık çalıştırıp yeni tecrübeler edinmek istiyorum. Kovanlar Türkiye'deki Langsroth ölçülerinden küçük. Benim kullandığım 10 cerceve yaklaşık 8,5 cerceve Langsroth ediyor. Oğul konusunda zorlanacağım kesin ama modern arıcılıkta hüner oğul verdirmemekte. 
Arıların ızgara üzerindeki ballığı kabul etmeleri kuluçkalıktaki yavrulu çerçevelerin üzerindeki bal kemerine bağlı. Bu resimdeki kovan kata çıkmakta sorun yaşamaz.

Eğer kemer çok kalın olursa arı yukarı çıkmakta zorlanıyor, yada nazlanıyor diyelim. Bunun için bazı kovanlardaki üst kattaki fazla stokları alarak ortaya örülmüş petek verdim. Anaarı tepeye kadar yumurtayı basar bir kaç güne.
Kemeri ince olan bir çerçeve, Maşallah Subhanallah anaarı güzel yavru alanı oluşturmuş.
Güzel Polen gelmeye devam ediyor. 

Arıların protein ihtiyacını karşılayan polenli bir çerçeve
Tek katlı çalıştıracağım kovanda 3 tane böyle cerceve var, ikisini yada en azından birisini almam gerekecek, yoksa arıda oğul eğilimi erken başlayacaktır.
Stoklar çerçevelerin arka tarafında, uçuş deliğinden uzakta
2012 Anaarı, çok güzel yavru alanı oluşturmuş ve kışa girerken verdiğim şurubun çok az bir bölümünü tüketmiş.
Bu kovanın arıları ise çabuk havalanıyorlar ama saldırgan değil. Geçen sene güzel bal almıştım bu kovandan. Üst kata çıkıp yumurta atmaya başlamış.
Erik ağacı
Şu çiçeğin güzelliğine hayranım 
Sağlıcakla kalın...

9 Mart 2014 Pazar

Ağaçlar çiçek açmaya başladı ve Friedbergde bir Dost

Ha geldi ha geliyor derken Baharı getirdik. Arılar çok güzel polen taşıyorlar.

Buckfast arımda güzel polen taşıyor fakat dikkatimi çeken Karniyolların taşıdığı polenler daha büyük oluyor.

Yorgun düşen arılar kovanı tutturamayıp yere konuyorlar, kovan altı Güneş almadığı için kalakalıyorlar. Vakit buldukça onları toplayıp kovan üzerine Güneş alabilecekleri şekilde bırakıyorum. 

Isınan arılar kovanlarına dönüyorlar:)
Sonuç: Geriye 3-5 arı kalıyor.
Erik ağacı çiçek açmaya başladı.

Söğüt ağacının altında arı vızıltıları hiç eksik olmuyor.
Bunlar ördek mi kaz mı? Ama mutlu oldukları kesin;)

Arılar vesilesiyle tanıştığım İlbenstadtlı arıcı Deniz YILDIRIM abimi ziyarete gittim. Arılar insana sadece bal, polen vs. vermekle kalmıyor, aynı zamanda dostlarda kazandırıyor. 

Geçen sene anaarı kaybından dolayı yeni bir anaarı vermiştim kovanına. Arıları çok saldırgan olduğu için öteki kovanında anasını değiştirmiştik. Arılar ne durumda bir bakalım dedik. 
Bir çeçeve çekti
Deniz Abim yavruları gördü, yüzü gülüyor:) Bilmiyor ki öteki kovanda neyle karşılaşacağımızı. Öteki kovana geçtik.

Daha kovanı açar açmaz uğultuyu duydum ve kovanda bir sorun olduğunu anladım. Hani belki diyerekten başladım çerçeveleri çekmeye. Yavruda yumurtada yok kovanda. Arıcılık böyle bir şey. Çöz çözebilirsen. Kovan çok kalabalık. Bu kovan 6 çerçeveydi Eylül'de. Simdi iki katı doldurmuş neredeyse. Ana ölesiye çalışmış:) Yalancıya kaçmamış. Belki çiftleşememiş bir genç ana var kovanda ama bu uğultu niye o zaman? Büyük ihtimal anaarı yakın bir zamanda öldü. Açık yavrulu bir çerçeve verip kapattık. Yarın her şey belli olur. Eğer memeleri dikerlerse bir yerden ana buldum, memeleri bozup veririz. 
Ya Deniz Abi, daha neler göreceğiz beraber;)

6 Mart 2014 Perşembe

Mart ayı ve Hollanda'dan arı

Çok şükür Mart ayına girdik. Bu saatten sonra kar yağacağını zannetmiyorum. Havaların ısınmasını fırsat bilip Dilaver abinin Hollanda'da  arıcılık yapan Trabzonlu İsmail Taslak Abi'den ısmarlamış olduğu arıları almaya gittik. Almanya'da arı mı yoktu? Hayır, maksat tabiki arı almak değil, eski bir dostu ziyaret etmek. Eşyanın yenisi, dostun eskisi makbuldur demişler. Güzel ağırlandık, Karadenizliler zaten candan insanlar. Yedirdiler içirdiler Allah razı olsun.

İsmail abinin arılar bir kaç yerde, kimisi ekip biçtiği bahçesinde, kimisini bir yer kiralayıp başka yere koymuş. Evin bahcesindekilerden komşular rahatsız olurlar diye kaldırmış. Nede olsa komşuluk hakkı diye bir şey var. Hak hukuk bilmek ne güzel.


Niyet çok bal yapıp satmak değil, eşe dosta ikram edecek kadar, kendi ihtiyacını karşılayacak kadar bal hasat etmek. 

Arıları kovanlarıyla beraber alıp Almanya'ya getirdik. 2 gün sonra yeni kovanlara aktardık. Deniz Yıldırım Abimde geldi yardıma, sanki 50 kovan aktaracağız:) 

Dilaver abiye modern arıcılığı öğreteceğiz ya hani:) Tabanlar telli, isterdim ki ahşap kovan kullansın ama köpükten almış kovanları. 

Kovanlardan bir tanesinin durumu pekde iç açıcı değil.

 Böyle zayıf kovanları ızgara üzerinde güçlü bir kovanın üzerine PARK ediyorsunuz. Yukarıdaki yavruları beslemek için aşağıdaki kovandan genc arılar yukarı çıkıyor. Iki anaarı olduğundan dolayı analar yarışa giriyor ve yavru alanı birden genişliyor. En geç(!) dört hafta sonra üstteki kovan alınmalı. Yoksa analardan bir tanesini kesiyorlar. Bir diğer alternatif kovanları birleştirip bala hazırlamak. 

Hollanda enteresan bir ülke. Vergiler çok yüksekmiş. Ama her taraf yemyeşil. Her evin önünde arıların polen ve Nektar ihtiyacını karşılayacak çiçek var. Sanki hepsi arılar için dikilmiş:)


Arılarımı iki gün görmeyince koşarak gittim bahçeye. Durumları çok iyi.


Bal stoklarıda mükemmel.


Diyorlar ki arıya o kadar şurup verilir mi? Verilir efendim verilir. Biz baharda teşvik beslemesi yapmıyoruz! Nektar akımı başlamadan biraz önce bu fazla çerçeveleri Ruşetlerde kullanmak üzere kovandan alıyoruz. Kış uzun sürerse yeteri kadar besinleri var. Arı rahat arıcı rahat:) Bu seneki gibi olursa al bölme kovanlarda kullan. Sonbaharda verdiğimiz şurup çöpe gitmiyor, anlayana;)

Bu arada Söğütler açmaya başladı

Armut tomurcuklarıda patlamış 

Bahçeye birde hazır Gül aldım diktim, tuttu gibi:)

Almanyadakiler ballıkları hazırlayın:)))

25 Şubat 2014 Salı

Bahar geldi geliyor

Şubat ayını da atlattık diyebilirim, geriye Mart kaldı. Internetten takip ettiğim kadarı ile 2014 Bahar ayı diğer senelere göre daha sıcak geçecekmiş. Arıcılık yapan birisi olarak hava durumunu yakından takip etmek durumundayım. Bu seneki yol haritamı çizdim. Belediyeden Kanola tarlası yakınında bir yer ayarladım. Nisan sonunda 7-8 kovan oraya taşıyacağım. Arılığıma 3,5km mesafede. Mayıs sonuna doğru aynı kovanları ormana Akasyaya götüreceğim. Oda 3,5km uzaklıkta. Haziran ortasında arılığıma geri dönüp Ihlamur balı almayı hedefliyorum. Planlanan 3 hasat, ve her hasatta dolu ballıklar. Bazılarına göre imkansız, ama neye dayanarak imkansız diyorlar anlayabilmiş değilim. Onların elindeki geç gelişen Arıyla imkansız olabilir, katılıyorum. Hep beraber göreceğiz. 
Havaların 13-15derece olmasından faydalanarak kovanlara baktım. 
Tek katlı kışa soktuğum kovanda yaklaşık 7500 arı ve 4,5kg civarı stok vardı. Havalar tekrar soğuyabilir diye düşünerek 2,5kg kek koydum cerceve üzerine. 
Arıların durumu iyi maşallah. Yavru yok denecek kadar azdı. Hatta kapalı yavru hiç yoktu. Laktik asitle Varoa mücadelesi için çok uygun bir durum aslında. Ama Almanya'da yeni yıl ile beraber bal alınacak kovanlara organik dahi olsa ilaç kullanmak yasak. Artık Baharda boş cerceve verip erkek arı gözü ördürürüz.

Evde yeni bir kaç kat yaptım. Çoluk cocuk uğraştık biraz ama değdi. Çerçeveleri cocuklar yerleştirdi içlerine. Petekleri Mart sonuna doğru takacağım.
Talhayı bilmem ama Betül kesin arıcı olacak. Hatta bugün kovana giren bacağı polenli arıyı yakalayıp, polenini alıp attı  ağzına. Ödüm koptu sokacak diye. Şükür bir şey olmadı. Polenin adıda Arı şekeri:)
Aşağıya kilere indirdim hepsini. 

Farelere karşı takmış olduğum tel polenlerin bir kısmının dökülmesine neden oluyor. 
Teli kaldırıp aksam geri taktım. 
Fırsat bulup bir kac tanede sehpa çaktım.

Bahar geldi geliyor, Leylekler geldiler bile.
Evin çatısında aval aval bakıyordu.
Buda komşunun bahçesinde Tavus kuşu

4-5 hafta sonra ballıkları atarız inşallah...

Tüm arıcılara bol ballı, az Varoalı bir sezon diliyorum.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Bahara Hazırlık Başladı;)

Şubat ayına girdik, beklenenin aksine hava sıcaklığı  mevsim şartlarının üzerinde geçiyor. Ocak ayı gayet ılık geçtiğinden dolayı, kışın Şubat'ta geleceğini düşünmüştük. Her ne kadar geceleri soğuk olsada, sıfırın altına düşmüyor. Gündüzleri 5-8 derece arası geçmekte. Ocak ayında Arılarımız fındık püskülünden polen taşıyorlardı.

 Şu anda Söğüt ağacında tomurcuklar patlamış, püskül uçları çıkmış durumda. Arılarımıza erken Baharda en faydalı ağaç Söğüt.

Eğer Mart'ın ilk 15 gününü de atlatırsak, arılarımız sağ salim kurtuldu demektir. Peki şu anda yapmamız gereken ne var? Havalar çok soğumadığından dolayı arılar erken yavrulamaya başladı. Buda stokların erken bitmesine neden olabilir. Arada sırada kovanları elle yada kantarla tartmak işimizi kolaylaştıracaktır. Varoa gibi bir baş belasına arıyı kaptırmayıp, açlıktan öldürmek ağır olsa gerek! Mart ayından itibaren gereken kolonilere kekle besleme yapacağım. 
Bahar birden gelebileceği için çerçevelerimizi hampetek takabilecek şekilde hazır etmekte fayda var. Ben hazır çakılmış telli alıyorum. Ham peteği yapıştırmak kolay olduğu için, (ellerim kaşınsada:)) Mart sonuna kadar bekleyeceğim. Arıcılıkta kullandığımız bazı aletlerin temizliğini ve bakımını yapabiliriz. Benim körüğün içi zift dolmuştu, kapağı zor kapanıyor hatta önündeki delik bile kapanmak üzereydi. 

Bir kova su içerisine körüğümü koydum ve 5 gün beklettim. Körüğün arka kısmı kesinlikle suya girmeyecek, sökmekte fayda var. Daha sonra el demiriyle yumuşayan zifti temizledim.

Gıcır gıcır oldu, yedek körüğüm olmasına rağmen, bu körükle çalısmayı çok seviyorum. Nede olsa ilk göz ağrım;)


Türkiye Gazetesi Avrupa Baskısına kızımızın doğum ilanını vermişler. 

Emeği geçenlere, bizi düşünen abilerimize dua eder, dualarını bekleriz.