25 Şubat 2014 Salı

Bahar geldi geliyor

Şubat ayını da atlattık diyebilirim, geriye Mart kaldı. Internetten takip ettiğim kadarı ile 2014 Bahar ayı diğer senelere göre daha sıcak geçecekmiş. Arıcılık yapan birisi olarak hava durumunu yakından takip etmek durumundayım. Bu seneki yol haritamı çizdim. Belediyeden Kanola tarlası yakınında bir yer ayarladım. Nisan sonunda 7-8 kovan oraya taşıyacağım. Arılığıma 3,5km mesafede. Mayıs sonuna doğru aynı kovanları ormana Akasyaya götüreceğim. Oda 3,5km uzaklıkta. Haziran ortasında arılığıma geri dönüp Ihlamur balı almayı hedefliyorum. Planlanan 3 hasat, ve her hasatta dolu ballıklar. Bazılarına göre imkansız, ama neye dayanarak imkansız diyorlar anlayabilmiş değilim. Onların elindeki geç gelişen Arıyla imkansız olabilir, katılıyorum. Hep beraber göreceğiz. 
Havaların 13-15derece olmasından faydalanarak kovanlara baktım. 
Tek katlı kışa soktuğum kovanda yaklaşık 7500 arı ve 4,5kg civarı stok vardı. Havalar tekrar soğuyabilir diye düşünerek 2,5kg kek koydum cerceve üzerine. 
Arıların durumu iyi maşallah. Yavru yok denecek kadar azdı. Hatta kapalı yavru hiç yoktu. Laktik asitle Varoa mücadelesi için çok uygun bir durum aslında. Ama Almanya'da yeni yıl ile beraber bal alınacak kovanlara organik dahi olsa ilaç kullanmak yasak. Artık Baharda boş cerceve verip erkek arı gözü ördürürüz.

Evde yeni bir kaç kat yaptım. Çoluk cocuk uğraştık biraz ama değdi. Çerçeveleri cocuklar yerleştirdi içlerine. Petekleri Mart sonuna doğru takacağım.
Talhayı bilmem ama Betül kesin arıcı olacak. Hatta bugün kovana giren bacağı polenli arıyı yakalayıp, polenini alıp attı  ağzına. Ödüm koptu sokacak diye. Şükür bir şey olmadı. Polenin adıda Arı şekeri:)
Aşağıya kilere indirdim hepsini. 

Farelere karşı takmış olduğum tel polenlerin bir kısmının dökülmesine neden oluyor. 
Teli kaldırıp aksam geri taktım. 
Fırsat bulup bir kac tanede sehpa çaktım.

Bahar geldi geliyor, Leylekler geldiler bile.
Evin çatısında aval aval bakıyordu.
Buda komşunun bahçesinde Tavus kuşu

4-5 hafta sonra ballıkları atarız inşallah...

Tüm arıcılara bol ballı, az Varoalı bir sezon diliyorum.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Bahara Hazırlık Başladı;)

Şubat ayına girdik, beklenenin aksine hava sıcaklığı  mevsim şartlarının üzerinde geçiyor. Ocak ayı gayet ılık geçtiğinden dolayı, kışın Şubat'ta geleceğini düşünmüştük. Her ne kadar geceleri soğuk olsada, sıfırın altına düşmüyor. Gündüzleri 5-8 derece arası geçmekte. Ocak ayında Arılarımız fındık püskülünden polen taşıyorlardı.

 Şu anda Söğüt ağacında tomurcuklar patlamış, püskül uçları çıkmış durumda. Arılarımıza erken Baharda en faydalı ağaç Söğüt.

Eğer Mart'ın ilk 15 gününü de atlatırsak, arılarımız sağ salim kurtuldu demektir. Peki şu anda yapmamız gereken ne var? Havalar çok soğumadığından dolayı arılar erken yavrulamaya başladı. Buda stokların erken bitmesine neden olabilir. Arada sırada kovanları elle yada kantarla tartmak işimizi kolaylaştıracaktır. Varoa gibi bir baş belasına arıyı kaptırmayıp, açlıktan öldürmek ağır olsa gerek! Mart ayından itibaren gereken kolonilere kekle besleme yapacağım. 
Bahar birden gelebileceği için çerçevelerimizi hampetek takabilecek şekilde hazır etmekte fayda var. Ben hazır çakılmış telli alıyorum. Ham peteği yapıştırmak kolay olduğu için, (ellerim kaşınsada:)) Mart sonuna kadar bekleyeceğim. Arıcılıkta kullandığımız bazı aletlerin temizliğini ve bakımını yapabiliriz. Benim körüğün içi zift dolmuştu, kapağı zor kapanıyor hatta önündeki delik bile kapanmak üzereydi. 

Bir kova su içerisine körüğümü koydum ve 5 gün beklettim. Körüğün arka kısmı kesinlikle suya girmeyecek, sökmekte fayda var. Daha sonra el demiriyle yumuşayan zifti temizledim.

Gıcır gıcır oldu, yedek körüğüm olmasına rağmen, bu körükle çalısmayı çok seviyorum. Nede olsa ilk göz ağrım;)


Türkiye Gazetesi Avrupa Baskısına kızımızın doğum ilanını vermişler. 

Emeği geçenlere, bizi düşünen abilerimize dua eder, dualarını bekleriz. 


23 Ocak 2014 Perşembe

Kış gelmek bilmiyor

Bu sene arıcıların çoğu havalardan şikayetçi. Hava sıcaklıkları alışılanın üzerinde seyrediyor. Benim bulunduğum bölge Rakım olarak 106mde olduğu için, Almanya'nın Kuzey kesimine göre daha bir ılık geçiyor. Çevremdeki yaşlı arıcılarla konuşarak edindiğim bilgiye göre 2002 senesinde aynı olayı yasamışlar. Kış ılık geçmiş ve o sene Varoa ve oğulla uğraşmışlar. 

Fotoğraf biraz bulanık oldu:) Almanya'nın geleceği Genç Arıcılar;) En genci 67 yaşında:)


Enteresan bir şekilde termometre 5 dereceyi gösterdiği anda hafifte Güneş varsa arılar polen toplamaya çıkıyorlar. Havanın soğuk olması dolayısıyla kovana ulaşamadan donup kalıyorlar. 

Böyle havalarda kovandaki arı sayısı azalıp kovan bile bu yüzden sönebiliyormuş. Bana pek inandırıcı gelmese de...

Fazla kovanım olmamasına rağmen, yaptıgım işleri not alıyorum. En son Eylül sonunda stok beslemesini bitirdikten sonra kovanları tartmıştım. Resimde 4 kovanın bilgisi gözüküyor. 
14 Haftada 4-5-6 ve 10kg tüketmişler.
Yeşil olan tek katlı, diğerleri çift katlı kışa sokuldu.

Herr Werner Reich bizim bölgemizde Anaarı yetiştiricisi, kendisi 33 senedir suni dölleme ile geçimini sağlıyor. Aynı zamanda Kirchhain Fakültesinde seminerler düzenliyor. Ama büyük ihtimalle geçirdiği rahatsızlık nedeni ile bu işi bırakacak. Bilgi almak isteyen olursa yardımcı olmaya çalışırım,  Almanya'dan olmak şartı ile. TÜRKİYEYE ANAARI SATMIYORUM GÖTÜRMÜYORUM VE GÖNDERMİYORUM! Anaarı konusunda istediğinizi sorabilirsiniz, araştırıp cevap vermeye çalışırım. Ana anaarı istemeyin lütfen.

Nisan'da gelecek yeni kovanlarımız için bahçede temizliğe giriştik. Sağolsun mahallenin gençleri beni hiç yalnız bırakmıyorlar.
Fatih ve Hüsnü

 Çöp atma, tahta yakma, toprak çekme, ağaç kesme vs. her işime koşuyorlar. Allah hepsinden razı olsun.
Talha bulanık çıkmış:) kendisinede 1 kovan arı alacağız bu sene, kovanı koyacak yeri hazırlıyor. 
Ne var ne yok yaktık. Sonrada kamyonla toprak getirip çukuru kapatmaya çalıştık 

Bu arada bir kızım daha oldu. 
Hoş Geldin SÜMEYYE ZEYNEP
 
Bir başka paylaşımda görüşmek üzere 

12 Ocak 2014 Pazar

Mevlid Kandiliniz Mübarek olsun

Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiulevvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimiz nübüvvetten sonra, her yıl, bu geceye önem verirdi. Her Peygamberin ümmeti, kendi Peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştı. Bugün de, Müslümanların bayramıdır. Neşe ve sevinç günüdür. Mevlid kandili, Peygamber efendimizin doğum günüdür. Peygamber efendimiz, Pazartesi günü oruç tutardı. Sebebini sorduklarında, (Bugün dünyaya geldim. Şükür için oruç tutuyorum)buyurdu. (Müslim, Ebu Davud)

Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. Bu gece, O doğduğu için sevinenler affedilir. BU GECEDE, RESULULLAH DOĞDUĞU ZAMAN GÖRÜLEN HÂLLERI, MUCİZELERİ OKUMAK, DİNLEMEK, ÖĞRENMEK ÇOK SEVAPDIR. KENDİSİ DE ANLATIRDI.  ESHAB-I KIRAM DA, BIR YERE TOPLANIP ANLATIRLARDI. 

Mevlid Kandiliniz Mübarek olsun

9 Ocak 2014 Perşembe

Yazık...


Yazmayayım diyorum ama...

Ne alıp veremedikleri var Gurbetçi arıcılarla? Forumlar bilgi paylaşımı içindir, istediğiniz gibi at koşturmak için değil. 

Hele hele emekli bir Eğitimcinin kullandığı o cümle?
'Kendi dilini bile bilmeyen ve yazamayan birisinin yorumlarını göz önünde tutmayın.'

Insanları anadillerini iyi bilmedikleri için adam yerine koymayın! Hiç yakışıyor mu bir Eğitimciye? Siz neyin kafasındasınız? 
Kovan sayısı kaçmış? Arıcılık bilgisi kovan sayısı ile mi oluyor? 
Takmışlar bir ırk konusu gidiyorlar! Anadolu arısını selekte ettilerde millet mi kullanmadı?!
İsterseniz en Kral arıyı getirin, arıcılık bilgisi olmadıktan sonra sonuc alamazsınız. Asıl siz insanları küçük görüyorsunuz, sizde öğrenseydiniz suni döllemeyi Anadolu ırkını koruma altına alsaydınız. 
Almanya'ya Türkiye'den gelen Çam balı alınmamış. Içerisindeki kalıntıdan olabilir mi acaba?!
Anaarı sokmak yaşakmış Almanya'ya...
Sağlık raporu olduktan sonra Almanya'ya anaarı getirebilirsiniz.
Birde 'miş, mış'la biten cümleleri hiç sevmem, böyle kulaktan dolma bilgilerle bir fikir çıkartmaya çalışırsanız yanılırsınız. 
Yazık....

8 Ocak 2014 Çarşamba

Ocak ayı ve bu sene almış olduğum bir bölme kovan

Bu sene Ocak ayı çok yumuşak geçmekte, öyle ki arılar hemen hemen her gün uçmakta. Geceleri 3-5 derece gündüz ise 5-12 derece arası değişmekte. Karniyol olan arılarım 5 derecede bile gölgede olmasına rağmen uçarken Buckfast güneş gördüğü halde dışarı çıkmakta nazlanıyor. 

İki gündür arılar polen taşımaya başladılar,  polenler büyük ihtimalle fındıktan geliyor. 



Fareler giremesin diye uçuş deliklerinin önüne 8mmlik tel koymuştum. Bahçemde bildiğim kadarı ile fındık faresi (spitzmaus) yok, çünkü bu fare 6,6mm delikten bile geçebiliyor. Bir ara arılar daha rahat giriş-çıkış yapabilsinler diye teli çıkarttım, aksam gene taktım. Şu mevsimde zor bulunan polenler heba olmasın değil mi?:)

Bu havalarda Ağaçkakanda doğada yiyecek bulabileceğinden kuş ağınıda Mehmet Abinin tavsiyesi üzerine kovanların üzerine kaldırdım. 



Şimdi gelelim bu sene Andreastan almış olduğum bir bölme Karniyol kovana. 
Resimleri iyi çekemedim, arıyı üşütmemek için acele ettim biraz. Merak etmeyin bu arıda öyle iki dakika yavrular açıkta kaldı diye yavru çürüklüğü olmaz. En geç iki senede bir petekleri yeniliyoruz, hijyene dikkat ediyoruz, artı Karniyol hastalıklara dayanıklı bir arı ırkı. Kovan iki katlı kışa girdi. Bu alttaki kattan çerçeveler, sırası ile...
1
2
3
4 sağ üstte Anaarı
5
6
7
8
9

Arı çok güzel gelişti, resimlerde tam görünmesede yavru faaliyeti başlamış. 

Buda bir diğer genç koloniden

Not: Herkesin miladi yeni yılını tebrik eder, ülkemize barış ve refah getirmesini Allahü Teala'dan niyaz ederim.
Cenab-ı Allah hem içerideki hem dışarıdaki düşmanlarımıza fırsat vermesin!

20 Aralık 2013 Cuma

DİB Deutsche İmkerbund Bal Setifikası



Geçtiğimiz ay bal doldurma sertifikasını almak üzere bir kursa katıldık. Bu Sertifika Deutsche İmkerbund'un (kısaca DİB) toplam 88.500 üyesi bulunuyor. Tek tip kavanoz ve etiket kullanılıyor. Sertifikanız olmadan bu kavanozlara bal dolduramıyorsunuz. 



Bir nevi kaliteniz onaylanmış oluyor bu kavanozları kullanırsanız. Yapılan araştırmaya göre Halkın %65i bu markayı tanıyor. Dolduracağınız balın belli kriterleri yerine getirmesi gerekiyor. Mesela su oranı %18den fazla olmayacak, daha önce yavrulanmış peteklerden bal olmayacak gibi. Her şey tamamen kontrol altında. Her kavanozun üzerinde arıcının adı adresi yazdığı gibi, birde her kavanozun üzerinde kavanoz numarası var.

1-Kavanozun açılmadığına dair emniyet bandı
2-Marka (Hakiki Alman Balı)
3-Logo
4-Üretici bilgileri
5-Son tüketim tarihi
6-Kavanoz numarası (Her kavanozun numarası farklı)
7-Balın çeşidi

 Sağım yapıp balı doldurduğunuzda o sağımdan bir kavanoz bal ayırma zorunluluğunuz var. Birisi şikayette bulundu veya zehirlendi, DİBye gitti, arıcının adını vermesi yeterli değil, kavanoz numarasıda vermek zorunda. Birlik sizinle irtibada geçip bu kavanoz numarası senin, numuneni gönder diyor. Şikayette bulunanın verdiği bal ve sizin gönderdiğiniz bal inceleniyor. Içerisindeki polenden sizin balınız olup olmadığını anlıyorlar. Balınız temiz ve müşterinin verdiği balda sorun varsa, birşey olmuyor. Iyi muhafaza edememiş yada içerisine kendi birşey karıştırmış olabilir. Her sağıma ayrı bir kavanoz bal saklamanız gerekiyor ve hangi numaralı kavanoza hangi balı doldurduğunuzu not almanız gerekiyor. Arada DİB balınızı kontrol edebiliyor, kriterlere aykırı bir durum varsa sertifikanız elinizden alınıyor. Biraz uğraşmak gerekiyor, not almak, etiket yapıştırmak vs. ama insanlar gönül rahatlığı ile balınızı yiyebiliyorlar, bir sorun olduğunda sizi şikayet edebilecekleri bir kurum var karşılarında. Istersen yanlış yap:) Edeka adlı süper marketler zinciri balınızı bu kavanozlarda ise satın alıyor, tabi istediğiniz fiyata değil ama çok bal üreteceksiniz balınızın elinizde kalma korkusu yok. Yada Rewe markette kendiniz bal reyonunda bir raf kiralayabiliyorsunuz. Balınızı sadece bu kavanozlara doldurmak zorunda değilsiniz. Elimizde bulunsun diye aldık bu Sertifikayı. Hem arada bu tür kurslar iyi oluyor, hem bilgimizi tazelemiş oluyoruz hemde diğer arıcılar ile bilgi alış-verişinde bulunuyoruz. 

Kuluçkalıktan kesilmiş bir parça petek temiz suyun içerisine konuldu, 2 saat sonra su kararmaya başladı. Siz bu suyu içer misiniz? Bu petekten alınan balın rengi etkilenecek. Dolayısı ile bu balın doğadan gelen özelliği değişmiş oluyor. Bal mı? Elbette bal! Fakat yavrulanmış petekte rengi değişeceğinden, DIB kavanozlarında satışı yasak. Başka kavanozlarda kendi etiketiniz altında satabilirsiniz. 

Normalde bu kurs 2 gün sürüyor ve sonunda ufak bir yazılı imtihandan geçiliyor. Biz hızlandırılmışına gittik ve 8 saat sonunda aldık sertifikamızı. Bu arada bir çok çeşit bal denedik. En beğendiğim Melizitose dedikleri orman balı idi. Her sene olmuyor ve arıcıların korkulu rüyası diyebilirim. Çünkü Peteklerde çabuk donuyor ve sağımı yapılamıyor. Kışlamak içinde uygun değil arı için.

Bu ballardan sadece bir bölümü.
En berbatıda Çikolatalı, böğürtlenli vs. işlenmiş ballardı. Ama normal bala göre daha yüksek fiyatlara satıldığını söylediler. Tarifleride verdiler ama ben almadım. Bal dediğin doğal olur. Bu sene benim çevremde donan bal olmadı, genellikle Akasya ve Ihlamur ağırlıklı idi ballarımız. Alman Müşterilerimiz  biz Türklerin aksine donmuş Krem Bal istiyorlar. Nasip olursa seneye...
Herr Wagner bir Romanyalı göçmen, kursu veren o idi. 60 Çerçevelik bal sağma makinası 

1,5 tonluk alttan ısıtmalı bal dinlendirme kazanı 

Benim için çok faydalı bir kurstu. Arada böyle kurslara katılmakta fayda var.

Bu arada havalar bir soğuyor, bir ısınır gibi oluyor. Dün arılar uçuyorlardı. Arada bir çıkıp bağırsaklarını boşaltmaları iyi. Kış geldi geliyor arıları uzun bir süre göremeyeceğiz derken, en ufak kovanıma gelip giren oğuldan hiç bahsetmeyeceğim;)


7 Aralık 2013 Cumartesi

Oksalik Asit

Meğer ne çok sevenim varmış, pireye kızıp yorganı yakmışım. 
Bir hayrın işlenmesine sebep olmak o hayrı işlemek gibidir.
 
Bir kişinin hidayetine sebep olmak, bir kişiye yardımcı olmak en kıymetli ibadettir. 
 
Mü'mine hizmet ibadettir, üzmek ise felakettir. Herkesin yaptığı işten, ne olduğu, kim olduğu ve tarafı belli olur. Karınca, İbrahim aleyhisselamın ateşini söndürmek için su taşırken yılan ise ateşin artması için üflüyordu. İkisi de hayvandır fakat ayrı yapıda... ikisi de farklı,.. ikisi de tarafını belli ediyor..
 
Madem ki insanlar benim yanlışlarımdan ve doğrularımdan faydalanabiliyor, o zaman devam etmem lazım. 
 

Varoa çekmecelerini takıp doğal Varoa ölümünü takip etmiştim geçen haftalarda. Ortalama günlük 0,3Varoa bile düşmüyor. Buna rağmen bir kovanda gerçekte ne kadar Varoa olduğunu görebilmek için Oksalik  Asit damlatmaya karar verdim. MiniPlusta günlük 2 Varoa düşüyor. Asit kullanmak kaçınılmaz yani.
 Oxuvar adlı ilacı kullandım. %3,5luk oksaldyhidrat. Bu asit temas ile etki ettiği için, hava 4 dereceden fazla olmamalı. Salkım sık olursa ve yavru olmazsa %95 Varoayı temizliyor. 
Eczanede 50mllik enjektör bulamadığım için 10mllik aldım. 3 tane hazırladım.

 Zayıf kolonilerde 30ml, orta kolonide 40ml, güçlülerde ise 50ml kullanılıyor. Damlatma işlemi bir defa yapılıyor, yoksa arılar gereksiz yere zayıflatılmış olur. 
Arıların durumu gayet iyi görünüyor, bu sene Haziran sonunda yapmış olduğum bölme (Ableger) 

Arılar birden ıslatılmamalı, adı üzerinde damlatma metodu. Enjektörün ucuna ince iğne taktım, çok ince bir şekilde olsun diye ama işlem baya uzun sürdü bu şekilde.


Anaarı çiftleşme kutusu olarak kullanacağım MiniPlus kovanında iğne uçlarını kullanmadım. 30saniye sürmedi işlem ama bu kovandaki arılarla 30 değil 10 saniye bile yetiyor insana. Kovanı açmamla fişek gibi saldırıyor arı. Karniyol kovanda iki arı havalandı sadece. Ama her arı bir olmaz tabi, gayet normal.

Tek katlı kovanın tabanını temizledim, Varoa çekmecesini taktım.

Eldiven ve koruyucu gözlük unutulmamalı. Ne olur ne olmaz! Sağlık çok önemli. 

Haftaya düşen Varoaları sayarım. Hedef olan Varoaların %80i ilk haftada düşüyor, asidin etkisi 3-5hafta sürüyor.
Artık Bahara doğru tabanları değiştirirken yada temizlerken göreceğiz arıları...