15 Ocak 2017 Pazar

Koloni Yönetimi, Telli Kovan Tabanı, Varoa

Selamlar,
Bildiğiniz üzere Almanya'da arıcılık yapmaktayım. Dolayısıyla paylaştığım bazı uygulamalar ve kurallar Almanya'da arıcılık yapanlara veya yapmak isteyenleri bilgilendirme amaçlıdır. Fakat bazı paylaşımlar diğer ülkelerde yaşayan arıcılarında işine yarayacaktır. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, bizler hobi amaçlı arıcılık yapıyoruz ve izlediğimiz yol bir çok profesyonel arıcının uygulalamalarından tamamen farklıdır. Bu sene profesyonel arıcılık yapanların çoğu gibi tek kat kuluçka ile çalışacağım. Bu yıl format değiştirip, çerçeveleri biraz daha büyük olan Zadant ölçüsüne geçeceğim. Kullanmış olduğum Zander ölçüsü, Langsroth'tan biraz daha küçüktür. Türkiye'de kullanılan Langsroth çerçeveler gene diğer ülkelerdekilerden farklıdır


Alman arıcılık videolarında izlediğiniz yeşil strafor kovanların çerçeveleri DNM ölçüsüdür. Yani ham petek ölçüsü 35x20cm'dir. Bu kovanlara 11 çerçeve sığmaktadır. Genelde yaşlı arıcılar kullanmaktadır. Deutsch Normal olarak geçen bu ölçünün Türkçeye tam çevirisi Alman Normal ölçüsüdür.
DNM çerçeve ölçüsü 


Benim kullandığım Zander çerçeve ölçüsü 
Ham Petek 40x20cm


Langsroth çerçeve ölçüsü 
Ham Petek 42x20cm


Gördüğünüz üzere Türkiye'deki ham Petek ölçüsünden 2cm daha kısa.
Türkiye'de çerçeve aşağıya doğru biraz daha uzundur, ve bana göre bu çok iyi düşünülmüştür. Fakat Ballık yarım olsa çok daha iyi olurdu.

Zadant yani bir nevi Dadant çerçeve ölçüsüne geçerek, bölme tahtasıyla ''Yavru alanına göre sıkıştırılmış kuluçkalık'' ile Dadant Koloni Yönetimini uygulayacağım. Bu tarz koloni yönetiminde arıyı siz yönlendiriyorsunuz ve oğul eğilimini düşürüp bal verimini artırıyorsunuz. Her koloniye aynı muameleyi yapmak verimi düşürüyor fakat arıya vakti olmayan, bir başka işde çalışanlar için her koloniye aynı anda aynı müdaheleyi yapmak daha uygun olabiliyor. 
''Yavru alanına göre sıkıştırılmış kuluçkalık'' sisteminde ise, ana arının kapasitesine göre, koloni gücüne göre hareket ediliyor ve her koloniden bal alınabiliyor. Ayrıca kuluçkalıkta kontrol edilmesi gereken çerçeve sayısı 5 ila 8 arasında olduğu için, çok daha fazla koloniye bakılabiliyor.  Bu kolonilerim bu sene bala yetişmeyecek olsa bile, bu Koloni Yönetimini uygulayan arıcıları ziyaret ederek videolu paylaşımlar yapmaya çalışacağım. 

Gelen sorulardan anladığım kadarı ile Youtube kanalımı ve blog sayfamı takip edenlerin çoğu arıcılığa yeni başlamış veya başlamak isteyenlerden oluşuyor.
Bu sebeple bazı şeyleri tekrar tekrar işlemek faydalı olacak.

Bugünkü konumuza geçelim...
Varoa!


Bu sene damızlık adayı kolonilerden %80i söndü, kimisi Ekim ayında, kimisi Aralık sonunda


Petek gözlerinde varoa dışkısını görmek mümkün 


Koloni gitgide zayıfladığı için, bal olmasına rağmen son kalanlar açlıktan ölmüşler 


Enstitüye gönderdiğim numunelere göre varoa popülasyonu %50nin üzerine çıkmış. Diğer kolonilerde şimdilik nüfus kaybı yok, bakalım kışa girdikleri güçle bahara çıkabilecekler mi? 

Varoa mücadelesinde telli ve çekmeceli tabanlarınızın olması avantajdır. Çekmecelerden koloniyi rahatsız etmeden kovan içi faaliyetler hakkında bilgi edinebiliriz.
Oksalik asit sonrası kontrolde, bu kovanda kapalı yavruların mevcud olduğunu görüyoruz


Bu kolonide ise hiç yavru yok



Aşagidaki kovan tabanı Hasan Hüseyin Duran kardeşime aittir.
Çekmeceli arkadan görünüm 


Musluk takılmış halde

Polen tuzağı



Hasan Hüseyin'in bir kolonisi, telli taban ve kapak altında şeffaf naylon kullanmış 


Türkiye'dekiler ahşap telli tabana geçerken, ben Nicot'tan orjinal plastik taban aldım. Sebebi ise fiyatlarının çok daha uygun olması. 
Çekmeceli ahşap taban 29Avro
Nicot plastik taban 12Avro

Bu tabanların gıdaya uygunluk belgeleri var


Tabanlara 2cm çerçeve yapıp derinliğini yükseltmem gerekecek, gerek var mı derseniz zevk meselesi derim, fakat 4cm olması bence daha uygun




Varoa mücadelesinde kullanılan ilacın ne kadar etki ettiği önemlidir. İlaçlamadan sonra çekmecelere bakarız ve bir sürü ölü varoa görünce başarılı olduk deriz


Oysa ki kovan içerisinde ne kadar varoa kaldığıda çok önemlidir. Bunu öğrenmenin en garantili yolu arı yıkama metodudur

Veya pudra şekeri ile varoa ölçümüdür 



Bu işlemler damızlık kolonilere yapılabilir, fakat bala çalışacak onlarca, yüzlerce koloniye uygulamak mümkün değildir. En kolay yol, ilaçlamadan önce çekmeceleri belli bir süre takmalı ve ortalama günlük düşen varoa miktarına bakılmalı. Varoada bir Canlı ve ölmeye mahkum. Günlük düşen varoa miktarı ile kolonide bulunan varoa miktarı doğru orantılıdır. Bu sayede tam varoa sayısını bilemesekte, kolonideki varoa durumunu aşağı-yukarı tahmin etmek mümkündür. Buna göre Temmuz ayında doğal varoa ölümü günlük 10 adet ise kolonide 1000 varoa olduğundan yola çıkabiliriz. Temmuz sonundan itibaren günlük düşen varoa miktarını 100 ile çarpmanız yeterli. Bu sayede yaptığınız mücadelenin başarılı olup olmadığını da görmüş olursunuz. Bu metod %100 garantili değildir fakat yapılan araştırmalara göre %85 oranında başarılıdır. Yani her 100 koloniden 85inde varoa miktarını hemen hemen tam tahmin etmiş olursunuz.

Şu anda Almanya'da kış ve arılar uçmuyorlar. Hava gündüzleri sıfırın biraz üzerinde, geceleri ise eksi 5-10 arası değişmekte. Çekmeceler takılı değil. Arıların altı tamamen açık. Arılar baharı bekliyorlar. Bu kış aylarında yeni sezona hazırlıkları tamamlayıp eksiklerimizi giderebiliriz. Haftada bir defa arılığa uğrayıp, fırtına, yabani hayvan vs. gibi kovanlara zarar verip vermediğini kontrol edebiliriz. 




Selam ve Saygılarımla 



31 Aralık 2016 Cumartesi

Almanya'da arı sahibi olma fırsatı

Merhabalar,
Tüm dostlarımın ve blog takipçilerimin  yeni yılını tebrik ederim. Umarım 2017 senesi ülkemize ve tüm insanlığa hayırlı olur.

1980li yıllar...
Yer Almanya...
O zamanlar Türkçe televizyon yok. 
Hatırladığım kadarı ile yabancı dillerde yayın yapan bir radyo vardı, akşamları yarım saat Türkçe yayın yapardı. Yabancı dilde yayın yaptığını nereden mi biliyorum? Bizim yayın başlamadan önce açardık radyoyu, beklerdik başında. İspanyolca anlatırdı da anlatırdı radyodaki kadın. Sonra Türkçe yayın başlardı. Memlekette neler olmuş dinlerdik. Yarım saatlik yayın çabuk biterdi. Hadi biz küçüktük, anlamazdık gurbetlikten, bilmezdik vatan hasreti nedir. Fakat büyüklerimiz öyle değildi. İlk gelenler çok sıkıntılar çekmişlerdi. Onlar seneler geçtiği halde hala alışamadılar buralara. ''E geri dönsünler'' demesi kolay, birde onlara sormak lazım. Evlatlar burada, torun torba burada... 

Küçükken okumayı çok severdim, babamın hediyesi olan Ömer Seyfettin'in kitaplarını kısa sürede bitirmiştim. Anlamadığım kelimeleri sorar öğrenirdim. Sağolsun babamda çok güzel izah ederdi. Babam her ne kadar uzun süre öğretmenlik yapamamış olsa da, tam bir eğitmen ve aynı zamanda da çok iyi bir pedagogdur. Torunları belki de bu yüzden dedelerini çok severler. 

Bir kaç senedir Türkiye'deler, Allah başımızdan eksik etmesin!  

1980li yılların sonlarına doğru Almanya Neu-İsenburg'daki Türkiye Gazetesi bürosuna ziyarete gitmiştik. Babam Gazeteye, ben ise Türkiye Çocuk Dergisine abone idim. Gazete sorumlusu Mehmet Oğuz Ağabey bana bir kitap hediye etmişti, Türk Sultanları Ansiklopedisi. O yıllarda Türkçe yayınlar kıymetli. Çünkü insanlarda memlekete olan hasret var, Milliyetçilik duyguları daha da yoğun. Şimdi uçak biletleri vs. daha uygun, canın istedi mi atla uçağa git. Ama işin unutulan bir tarafı var. Çocuklarımız...  Çocuklarımızın bir çoğu Türkçe biliyor, fakat yeterli derecede değil.  Türkçe okuyup yazmak büyük sorun oluşturuyor. Her eve Türkçe yazılı yayın girmeli!
Aksi takdirde ileride çok pişman oluruz. Okumanın en basit yolu günlük Gazete


Belki bir yazı dizisi, belki de Türk Milli takımının Dünya Kupası maçının detayları... Çocuklarımız ya da bize hitap eden bir şeyler illa ki olacaktır içeriğinde. Gelecek nesillerimizin kendi dilimizi konuşabilmesi için mutlaka Türkçe bir şeyler okutalım çocuklarımıza. Kendileri okuyacak yaşta değillerse, siz onlara akşamları 1 sayfa da olsa Türkçe kitap okuyun. 

Malum bloğum arıcılık bloğu, takipçilerim arıcılardan veya arıya merak duyanlardan oluşuyor. 
Almanya'da arıcılığa merak duyanları Arı sahibi yapmak ve aynı zamanda okumayı teşvik etmek için bir fırsat sunalım istedim



Arısı olupta sadece damızlık ihtiyacı olanlarda bu fırsattan istifade edebilirler


Türkiye gazetesine abone olun, sizde arıcılık dünyasına merhaba deyin. 


6 aylık abone olan herkese
40gram arı sütü ve 40€luk ek ödeme karşılığı 1 adet 2017 ana arılı bölme koloni (Ableger) veya 1 adet damızlık Ana arı
12 aylık abone olanlara 40gram arı sütü ve 3 adete kadar tanesi yine 40€dan olmak üzere bölme koloni veya damızlık ana arı veriyoruz. 
Kampanya 15 Şubat'a kadar geçerli olup, koloniler sınırlı sayıdadır. Koloni teslimatları Mayıs-Ağustos aylarında Frankfurt'ta yapılacak, damızlık ana arılar Almanya içerisinde istediğiniz adrese kargo ile canlı şekilde teslim edilecektir. Her türlü teknik destek, sezon boyunca, her haftasonu tarafımca verilecektir.
Abone olarak koloni sahibi veya Damızlık almak isteyenler adellal2010@gmail.com üzerinden bana ulaşabilirler.

Selam ve Muhabbetle 

10 Aralık 2016 Cumartesi

Oksalik asit ile son varoa mücadelesi

Merhaba,
Yeni sezona arıların sağlıklı başlayabilmeleri için yapılacak son bir işimiz kaldı. Oksalik asit...
Ben Almanya'daki kanunlardan dolayı bu asidi sıvı olarak kullanmak zorundayım. Yani %3,5luk oksalik asit damlatma metodunu uyguluyorum. Asit yoğunluğu ve kullanılan miktar ülkeden ülkeye değişiyor. Mesela 
Avusturya'da %3,5 veya 3,8 
İsviçre'de %2,1 veya 3,5
İtalya'da %4,2
Avusturya'da %3,8lik asidin koloni başı 6-8ml kullanılması tavsiye ediliyor. Ve 1 hafta sonra tekrar uygulama yapılabileceği belirtiliyor.
Gelecek sene Almanya'da %5,7lik bir ilacın çıkacağı söyleniyor 
Eczaneden aldığım 1 litrelik bu ilacın fiyatı bu sene 33Avro, ve sadece 2 üreticinin ilaçlarını kullanmamız serbest. Karışımı kendimiz hazırlasak maliyeti 30centi bile bulmuyor. Fakat kanuna göre varoa ile mücadele zorunluluğumuz (Behandlungspflicht) olduğu için, herhangi bir kontrolde ispat edebilmek için faturalı ilacı tercih ediyorum. Her arıcı yazılı olarak (Bestandsbuch) not almak zorunda. Faturaları saklamak yeterli mi bilmiyorum ama, laktik asidi bu listeye yazma zorunluluğu yok. Herhangi bir kontrolde, sadece laktik asit kullanıyorum diyebilirsiniz. AGT üyesi olduğum için bazı kolonilerime ilaçlama yapmayabiliyorum. 
Dönelim oksalik aside...
Oksalik asit yavrusuz dönemde çok etkili olan bir uygulama. Fakat son araştırmalara göre, kışın kovanda bulunan varoaların sadece %5i kapalı yavru gözlerine giriyor. Hava sıcaklığı -2derecenin altında ise yavru olsun veya olmasın, uygulanması tavsiye ediliyor. Salkımın sıkı olması, yavrusuz olmasından daha önemli. 

Damlatma metodunu her koloniye uygulamak tavsiye edilmesede, ben her kovana uyguluyorum. Bugüne kadar oksalik asitten hiç bir kolonim sönmedi. Arılara zarar verdiği kesin, fakat bu arılar genelde miladını doldurmuş arılar. Bu sebepten sıvı uygulama ikinci defa yapılmamalı! Asidin varoa kadar zararlı olmadığıda aşikar. Her arılı çerçeve arasına 5ml damlatarak, arı çok sıkı salkımdayken uygulamayı tercih ediyorum. Bu koloniye 20ml kullandım 
Her ne kadar koloni çok zayıfmış gibi görünsede, istisnasız her koloniye uyguluyorum. Ekim sonunda bu kovanda 7bin arı vardı
6 gün sonra kontrol ettiğimde çekmecede 350 civarı varoa vardı. Halen 7bin arısı olduğunu varsayarsak, varoa miktarı %5e ulaşmış. Yani arıya zarar dahi verse, bu uygulama kaçınılmazdı 

Çift katta kışlayan bir arımıza ise 40ml damlattım
Bu kolonide de 300 civarı varoa döküldü 

Bu sene bazı kolonilere varoa ilaçlaması yapmadım, o yüzden varoa basıncı bu kolonilerde yüksek. 
Formik asit uygulanan kolonilerde varoa miktarı az

Uygulama yapmadığım kolonilerden sönenler oldu. Şimdilik uçuş deliklerini kapattık, müsait bir zamanda petekleri eritilecek. Varoa basıncı fazla olunca, varoaları ballı petek gözlerinde bile görmek mümkün 

Bir diğer damızlık arı sönme noktasına gelmiş
Kalan bir avuç arısıyla ana arıyı MiniPlus çiftleşme kovanına aldık. Kış daha yeni başlıyor, bakalım kışı çıkarabilecek mi?

Senenin son 4 haftası çevredeki ilkokullarda, çocuklara arıcılıkla ilgili bilgiler vereceğim. 
Bu hafta 2. Sınıfa ders verdim. Çocuklar soruları tahtaya hazırlamışlar.
Arıların neden facet gözleri vardır?
Kraliçe nereden gelir?
Arılar uyur mu?
Arıların tuvalet ihtiyacı var mı?
Arılar ne kadar yaşar?
Kraliçe neden ölür?
Kraliçe ölürse ne olur?
Arıların gözkapakları var mı?
Arılar kendilerini temizler mi?
Arılar su içer mi?

1.Sınıftakilerden daha fazla terlettiler beni:) En özel bölüm ise çiftleşme kutusunda götürdüğüm arılar oldu:)
Müsade almadığım için çocukların resmini yayınlamıyorum. 22 kişilik sınıfta tek bir Alman çocuğun olması oldukça enteresan... Almanya doğum oranında Dünyada sondan ikinci diye biliyorum. Kedisini köpeğini bile insandan daha değerli tutan bir milletede bu yakışır zaten. Ne dersiniz, bir gün Almanyayı bir yabancı yönetir mi? 

26 Kasım 2016 Cumartesi

Damızlık ana arının yaşının kızları üzerindeki etkisi

Merhaba,
Kasım ayınında bitmesine az kaldı. Arılar bir ara sıkı salkıma girdiler, sonra hava biraz yumuşadı.

Umarım sıkıcı kış ayları çabuk geçer ve bir an önce bahar gelir. Aslında kış eğitim ve bilgi toplamak icin en müsait zaman. Arıcılık fuarlarının yanı sıra, ilgimizi çeken seminerlere katılıyoruz. Mayen Enstitüsünde bir seminere Andreasla beraber gittik. 
Mayen turistik bir yer

İlçenin kendi bal markası var, ve halk dışarıdan kesinlikle bal almıyormuş. Gelen turistlerde bala büyük rağbet gösteriyormuş. 
Mayen enstitüsünü Kirchhainla mukayese edecek olursak, Mayen ana arı üretimine odaklanmış ve bu işle parasını kazanıyor. 1 Arıcılık ustası ve 2 çırakla çalışıyorlar. Koloni sayıları 200, çiftleşme kutusu 600 adet ve senelik 1500 ila 2000 arası saf ana arı üretiyorlar. Geçtiğimiz yıl 2100 adet üretilmiş. Saf ana fiyatları 60€ ve talebinize büyük ölçüde cevap veriyorlar.
Saf ana alıp arılıktaki gen havuzunu genişletmek isteyenlere ve ana alıp satmak isteyenlere Mayen'i tavsiye ederim


Kirchhain ise varoa ve tarım ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda dünya çapında araştırmalar yapan bir enstitü. Ana üretimini 1 kişi yapıyor, 60 kolonisi var, senelik saf ana üretimi 200 ila 400 arası ve ana arı siparişi vermeniz halinde talebinize karşılık veremeyebiliyorlar. Bunun yanında araştırmalar icin 100 adet tek katlı MiniPlus kolonileri kullanıyorlar. 

Mayendeki seminere katılmamızın asıl sebebi, Prof. Kasper Bienefeld'in sunumunu dinlemek içindi


Arıcılar arasında ''Islahın babası'' olarak bilinen Prof. Bienefeld bir genetik uzmanı. Daha önce bir seminerde tanışmıştık, bloğumda bahsetmiştim. Kendisi Hohen Neuendorf Enstitüsünde araştırmalar yapıyor. Ve daha önce Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümünde öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Aziz Gül Hocam ile bir çalışmaları olmuş. Kimileri sadece rant peşinde koşup para kazanma derdinde iken, kimileride Aziz Hocam gibi Türkiye arıcılığı için oradan oraya koşturuyorlar. Allah böyle akademisyenlerimizin sayısını artırsın!

Prof. Bienefeld'in sunum konusu, ana arının yaşının kızları üzerindeki etkisi idi. Arıcılar arasında şöyle bir söylenti vardır. ''Taze anadan, ana üretilmez.'' Bu kural yeni yumurtaya geçmiş ve yeterli sayıda yumurta atamamış ana icin geçerlidir. Eğer ana arı yeterli sayıda yumurta atabileceği bir ruşette ise yumurtaya geçtikten 21 gün sonra üretim için kullanılabilir. Çünkü artık yumurtalar hepsi aynı ayardadır. 
Arıcılıkta ''Ben biliyorum'' demek yoktur, her zaman yeni şeyler öğrenebiliriz. Mesela doğrular değişebilir. Veya kulaktan dolma bilgilerle doğru zannettiğimiz şeyler yanlış olabilir. 
Şimdi dönelim ana arının yaşı konusuna...

Damızlık üretiminde ise durum biraz daha farklı. 21 günü tamamlamış dahi olsa, yeni anadan damızlık üretmek doğru olmaz. Ana arının 1 kış geçirmiş olması, bahar gelişimini, koloni gücünü, sakinliğini, oğul eğilimini ve bal verimini görmek damızlık üretimi için gereklidir. Beebreed'deki değerleri beklemeye gerek yoktur. Ana arıdan eminseniz veya erkek hattınızla bu ana arı hattının birbirini tamamlayacağına kanaat getirmişseniz, damızlık üretiminde kullanabilirsiniz. 
2014 senesinde sisteme kayıtlı:
1 yaşındaki anadan 8190 
2 yaşindaki anadan 20536
3 yaşındaki anadan 13988 adet saf ana üretilmiş 


Demek ki neymiş? 1 yaşındaki anadan üretim yapılıp, damızlık olarak kullanılabiliyormuş. 2016 senesinde damızlık testini 1 senedir yaptıgım 2015 anadan ürettiğim 6 ana arı yüzünden laf edenler olmuştu. Şapkalarını önlerine koyup düşünürlerse biraz anlayacaklardır, fakat şapkayı çıkarırlarsa kel görünür. Nede olsa Damızlık üretimi konusunda Prof. Casper Bienefeldden daha bilgililer:)

Ana arı yaşlandıkça verimliliği düşer. Bunun arıcılar arasında bilinen, tartışılan nedenleri:
-Yumurta atımının azalması 
-Erkek yumurta sayısının artması 
-Feromon üretiminin azalması 


Peki bu bilinenlerin yanında bilinmeyenler? Mesela yumurtanın ağırlığı? Büyüklüğü? Spermin yaşı? 

Yumurta büyüklüğü 


 1 ve 2 yaşındaki anaların larvalarının saatlere göre büyüklüğü 
Genç ana arının attığı yumurta daha ağır ve çıkan larvalar daha büyük. Bu da larvaların kalitesini, ve yaşam sürelerini etkiliyor.

1 yaşındaki analardan üretilenler ortalama 40,2kg bal verirken, 2 yaşındaki analardan üretilenler 39,2 ve 3 yaşındaki analardan üretilenler 38,7kg bal vermişler.
Etkilenen sadece bal verimi değil, üretilen ananın ömrü, isçilerinin larva döneminde ölümü bile damızlığın yaşı ile alakalıymış.
Ana arı 4-5 seneye kadar yaşayabiliyor fakat, döl kesesindeki spermler zamanla kalitesini kaybediyor.
Yeni tohumlanan ana arının döl kesesindeki sperm hareketliliği 33,4 iken, aynı ananın 2. senesinde sperm hareketliliği 18,6ya düşüyor

Aşağıdaki resimde ilk söyleyeceğimiz şey nedir?

Ana arı yeni ise iyi çiftleşmemiş deriz. 1-2 yaşında ise? Dölü bitmiş... Aslında olay sadece sperm azalması veya bitmesi değil. Kesedeki spermin kalitesini kaybetmesi.

Bu yüzden bize tavsiye edilen, ilerideki senelerde 1 yaşındaki analardan daha fazla üretim yapmak. Haftaya bir seminer daha var, Celleye gidiyoruz:) Konu DNA ile anaları test etmeden beebreedde değerlerinin hesaplanması. İlginç olacağı kesin:)

Varoa testine soktuğum, dolayısı ile ilaçlama yapmadığım kolonilerden biri


Kış arıları sağlıklı çıkamadığı için aşırı nüfus kaybetti. Bu durumlarda değerli ana arıyı kurtarmak için yeni analı bir ruşet gerekli. Ana arıları kolonilerden alıyoruz, 2 saat bekledikten sonra takas ediyoruz. Ben bu mevsimde 1 gün anasız bekletip  sonra ana arıyı direk Petek üzerine bırakıyorum. Videosu aşağıda 

25 numaralı damızlık adayımız artık rahat


Ercikaları hep dağıttım, elimde 10 tane kaldı, kimse almıyor:) 
Ufak kutularda (Kieler) ana arı kışlatıyorum, Almanya gibi soğuk yerde kışı çıkartıyorlar. Kutuları boşaltırken Ercikaya arılar girdi, anaları var. Beslemesini yaptım, Bakalım erçikada ne olacak? 


Bahçenin girişini Koca abi ile biraz temizledik, seneye 20 kolonide buraya konulacak

Bir ara Andreasa gittim, anasını kaybetmiş bir koloniye laktik asit püskürtüp yeni ana verdik